
Metabolik Sendrom; insülin direnci ve abdominalobezite yani karın bölgesinde yağlanma, şeker metabolizma bozukluğu ve tip 2 diyabet, kolesterol ve trigliserid yüksekliği, iyi huylu kolesterol düşüklüğü ve yüksek tansiyon gibi Kalp Damar Hastalığı gelişimi için önemli risk faktörleri topluluğudur.
Metabolik Sendromu olan kişilerde tip 2 diyabet gelişme riski normalden 5 kat fazladır. Obezite (şişmanlık) ve Tip 2 diyabet sıklığı tüm dünyada her geçen gün hızlı bir şekilde artmaktadır ve bu artış “salgın” olarak nitelendirilmektedir. Dünya üzerinde bu salgının artışı kalp damar hastalığı ve bunlara bağlı ölümlerde artışı anlamına gelmektedir.
Metabolik Sendromlu olabileceği düşünülen her birey mutlaka kalp damar hastalığı açısından değerlendirilmelidir.
Metabolik Sendrom gelişimi insülin direnci ile birlikte hareketsiz, stresli bir yaşam tarzı ve sağlıksız beslenme ile tetiklenmektedir.
Türkiye Metabolik Sendrom Araştırma Grubunun (METSAR) yaptığı çalışmaya göre ülkemizde kentsel yerleşimlerde Metabolik Sendrom görülme sıklığı ortalama % 34’dür yani her 3 kişiden birinde Metabolik Sendrom vardır.





